Günümüzün global ve rekabetçi dünyasında organizasyonların ayakta kalması, iş yapış şekillerini sürekli olarak gözden geçirmeleri ve yenilemeleri ile mümkün olabilmektedir. Bunu sağlamak için stratejilerin kurgulanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda yenilenmesi gerekmektedir.

Her organizasyonun girdileri ve çıktıları vardır. Girdi maliyetlerine kontroller, kaynak ve yetkinlikler, altyapı/ekipman/IT dahildir. Temel hedef, çıktıların değerinin girdilerin maliyetine oranını artırmaktır. Ancak, ürün ve hizmetlerin yerine getirilmesinde, gereksinimlerin doğru tanımlanamaması, süreçlerin kurgulanması ve uygulanmasında eksikliklere ve girdi maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır.

Süreçler, kontrol girdilerinin temel unsurudur. Öncelik, daima süreçlerin doğru işlemesidir. Süreçlerin doğru işlememesi ise, şirketlere düzeltici faaliyetler ve kayıplar olarak geri dönmektedir.

Düzeltici faaliyet, yanlış yapılan bir şeyi düzeltmek ve/veya telafi etmek için gereken çabadır. Ne yapılacağı veya nasıl yapılacağı konusundaki bir belirsizliği çözmek için harcanan zaman da bir düzeltici faaliyettir. Düzeltici faaliyetler için fazladan harcanan kaynaklara “kurtarıcı kaynaklar” denilir. Kurtarıcı kaynakların amacı, yapılan hatalara rağmen kalite ve takvimi yakalayabilmektir.  Çoğu şirket, kalite ve takvim hedeflerini yakalamaya çalışırken planlanmamış maliyetler ile karşı karşıya kalır. Bu planlanmamış maliyetler, kurtarıcı kaynak maliyetleridir ve kaynakların yüzde kırkından fazlasının bu kurtarıcı kaynaklara harcandığı bilinmektedir.

Düzeltici faaliyetleri azaltmanın ve sürekli olarak tutarlı sonuçlar elde etmenin yolu, yayınlanan veri setlerinin doğru, açık ve anlaşılır olmasından geçer. Doğru, açık ve anlaşılır olmayan veri setlerinin, çalışan verimliliğini düşürdüğü de genellikle gözden kaçırılır. Veri bütünlüğü azaldıkça, çalışanların verimliliğindeki düşüşü telafi etmek için fazladan kurtarıcı kaynak harcanır. Dolayısıyla, bir şirketin operasyonel verimliliğini sağlamak için veri bütünlüğü en önemli konu olup hedeflenen verinin de doğruluk oranı %100 olması gerekmektedir. Bu oranda doğru veri setlerine ulaşabilmek için ise kurumsal konfigürasyon yönetim sürecine en az ürün konfigürasyon yönetim süreci kadar önem vermek gerekir.

Sempro, işletmelerin yalın ve verimli çalışmalarını sağlamak için dört modül ve destekleyici süreçlerden oluşan Kurumsal Dönüşüm Modeli sunmaktadır. Kurumsal Dönüşüm Modeli ile; girdilerin doğru kurgulanması sağlanarak çıktıların değerinin artırılması, kayıpların azaltılması ve dijitalleşmeye geçişte doğru yapılanmanın tanımlanması hedeflenmektedir.

 KDM-TR

Kurumsal Dönüşüm Modeli Modülleri:

Her bir modülün detayları için lütfen ilgili modülün üzerine tıklayınız. 

Modül 1: Stratejik Planlama ve Uygulama

Şirket stratejileri ve hedefleri geliştirilir.

Modül 2: Değerlendirme ve Önceliklendirme

Geliştirilen stratejilere uygun bir şekilde belirlenen hedeflere ulaşabilmek için şirketin mevcut durumu değerlendirilir ve öncelikli olarak düzeltilmesi gereken alanlar tanımlanır.

Modül 3: Uyarlama ve Süreç Geliştirme

Tanımlanan süreçleri geliştirmek veya yeniden oluşturmak için ‘Kurumsal İş Süreçleri Uyarlama Planı’ ortaya çıkartılır ve ilgili süreçler bu plana göre geliştirilir/yeniden oluşturulur.

Modül 4: Dijital Dönüşüm

Geliştirilen süreçlerin dijital araçlarda iş akışı haline getirilmesi için dijital araçlar tanımlanır ve süreçler iş akışı olarak dijital araçlara uyarlanır.


Kurumsal Dönüşüm Modelini indirmek için tıklayınız.